Dragoman’da Stajın İlk Günü 31.07.2017
Ben Elif Görkem Arslantürk, Bilkent Üniversitesi Mütercim Tercümanlık Bölümü’nde okuyorum ve Dragoman’da gönüllü staj yapıyorum. Bu şirkette her sene stajın farklı bir konusu oluyor. Bu seneki staj, İzmir ofisinde ve temel birkaç konunun yanı sıra alt yazı ve dublaj çevirilerine yönelik yapılıyor.
Eğer benim gibi hem biraz telaşlı hem de işini sağlama almak isteyen biriyseniz stajın ilk gününden önce oraya nasıl gideceğinizi, hangi otobüse bineceğinizi öğrenmek istersiniz. ‘Yeri neredeymiş bir gidip bakayım’ diye düşünürsünüz. Ama aynı zamanda birazcık da üşengeç biriyseniz “Sora sora Bağdat bulunurmuş, Dragoman da bulunur elbet” der  ve güzel bir uyku için yatağınıza kıvrılırsınız.
Ben sizi ulaşım çilesinin bir kısmından kurtarayım, Dragoman Karşıyaka’da sakin bir mahallede bulunuyor. Eğer benim gibi Konak’ta kalıyorsanız vapurla maksimum yarım saatte Dragoman’a varırsınız, tabii İzDeniz grevde değilse. Zira son iki senedir biraz sık grev yapıyorlar. Otobüsle gitmeye karar verirseniz, 121 numaralı otobüse binip Karşıyaka İskele durağında indikten sonra bir on dakika kadar yürürseniz hedefinize ulaşırsınız.
Ben Dragoman’da çalışan keyifli insanlarla sıcak bir temmuz günü tanıştım. İlk gün heyecanıyla herkesle konuşmaya çalışıp gördüklerimi, duyduklarımı aklımda tutmaya çalışmaktan akşam odama döndüğümde hafızamdaki sesler ve görüntüler birbirine karışmıştı. Bu yüzden ilk gün dahil her gün yanınızda bir not defteri olsun çünkü söz uçar yazı kalır.
İlk gün genel olarak staj boyunca sizinle birlikte olacak insanlarla tanışıyor, program hakkında bilgi ediniyorsunuz. Biz bu sene yaklaşık yirmi kişi olduğumuz için kura çekerek iki gruba bölündük. Bir gün sabahtan, bir gün öğleden sonra geliyorsunuz ve böylece uyumaya, verilen görevleri yapmaya ve biraz da şehri gezmeye vaktiniz oluyor. İlk günün en güzel kısmı öğlen yemeğini düşünürken bir anda kutu kutu pizzaların gelişiydi!


Dragoman’da Stajın İkinci Günü 01.08.2017          
  Bir mütercim tercümanlık öğrencisinin yıllar içinde kazandığı güzel yeteneklerden biri de karşısındaki kişi konuşurken düzgün ve okunabilir not alabilmesi bana göre. Okulda görmediğiniz, hiç kimsenin size “Gel bak sana neler öğreteceğim” diye kolunuzdan tutup göstermediği birçok bilgi öğreniyorsunuz Dragoman’da ve elbette bunları yazıya dökmek daha iyi oluyor.
Eğitimler ikinci gün başlıyor. İlk olarak çevirmen ve bir çevirmen adayı olarak yalnız olmadığınızı, dünya çapında çeşitli kurum, kuruluş ve organizasyonların sizin yanınızda olduğunu öğreniyorsunuz. Bunlardan benim ilgimi en çok çeken Gala-Global oldu. Bu kuruluş her yıl çeviri ve yerelleştirme üzerine, öğrencilerin ve birçok katılımcının bildiriler veya sunular aracılığıyla bireysel başvuru yaparak katılabilecekleri organizasyonlar düzenliyor. Mesela bu yıl Avustralya’da 3 – 5 Ağustos tarihleri arasında 20. Uluslararası Çevirmenler Federasyonu konferansı düzenlendi.
Türkiye’de ise Çeviri İşletmeleri Derneği (ÇİD) var.  Bu dernek çevirmenleri karşılaşılan çeşitli sorunlara karşı koruyor, onları meslektaşlarıyla, iş verenlerle, muhtemel çalışanlarla bir araya getirmek için çeşitli etkinlikler düzenliyor.
Bugün ek olarak çoğu insanın zaten bildiğini zannettiği birkaç ufak Google arama tekniği üzerinde durduk. Bir çevirmenin aynı zamanda iyi bir araştırmacı da olması gerekir. Bu yüzden bilgisayar ve Google kullanımı çoğu zaman hayat kurtarır. Tıpkı evde bir şeyi bulamadığımızda nasıl annemize soruyorsak; çalışırken, ödev yaparken takıldığımız hemen hemen her şeyi neredeyse Hazreti Google’a soruyoruz. Tabii her işin bir raconu olduğu gibi bunun da var. Mesela “Konak – Alsancak otobüs seferleri” yazacakken tutup da “Ben Konak’tan Alsancak’a gideceğim, hangi seferler var?” diye turist bürosuna soruyormuşçasına yazarsak, ya karşımıza istediğimiz bilgiler çıkmaz ya da çıkan bilgi deryasında biz kayboluruz. Bu yüzden arama yaptığınız her şey kısa ve öz olmalı, tıpkı hayatımızın diğer alanlarındaki şeyler gibi.
İkinci gün bittikten sonra İzban istasyonuna doğru ana caddeden yürürken yolumun üstünde “Latife Hanım Anı Evi” yazılı kahverengi bir tabela gördüm. Benim annem ve babam gezmeyi çok sever, arabayla çıktığımız yolculuklarda mutlaka bir ya da iki tane kahverengi tabelaya döner, oraları gezer ve yolumuza öyle devam ederiz. Belki de aileden kalan bir alışkanlıkla tabelanın büyüsüne kapıldım. Bu köşk, Karşıyaka Belediyesi’ne ait güzel bir parkın içinde bulunuyor. Oturup yemek yenebilecek, çay içilebilecek birkaç kafe de var; yemekleri lezzetli, fiyatları uygun.
Yüksek tavanlı, ahşap döşemeli ve Zübeyde Hanım tekerlekli sandalyesiyle rahat gezebilsin diye kirişleri kaldırılmış bu köşk, Zübeyde Hanım’ın son günlerini geçirdiği ev. İçeride çeşitli yerlere yerleştirilmiş tabelalardan köşkteki hayata ilişkin bilgi edinebilir, çeşitli Atatürk hatıraları okuyabilirsiniz. Meraklı bir tercümanlık öğrencisiyseniz yazının Türkçe ve İngilizce halini karşılaştırabilir, hoşunuza giden ifadeleri not alıp hataları bulmaya çalışabilirsiniz. Belki buraya çok turist gelmez ama maalesef ben birkaç hata buldum bile.
Bu köşkün en güzel yanlarından biri bahçesinde ufak bir kitaplık bulunması. Köşk görevlisine başvurup buraya üye olarak kitap alabilirsiniz. Yanında bütün kitaplarını taşımak isteyen ama bunu gerçekleştiremeyen kitap kurtlarına adeta bir ilaç gibi bu minik kitaplık.
Dragoman’da Stajın Üçüncü Günü 02.08.2017
            Yeni bilgilerle dolu ışıl ışıl bir güne merhaba! Bugün staj öğleden sonraydı o yüzden sıcakta yürümek biraz zordu, kendimi ofise nasıl attığımı bilemedim.
            Bugün benim en çok merak ettiğim konulardan biri olan yerelleştirme (localization) üzerine eğildik. Yerelleştirme, elimizdeki kaynak metnin hedef kültür, hedef kitle özellikleri, ülkenin coğrafi konumu gibi öğeler dikkate alınarak çevrilmesine deniyor. Burada önemli olan yerelleştirmenin bir metnin stilini değiştirmekle (internationalization) karıştırılmaması. Bir metnin stilini değiştirmek o metindeki rakamların, tarihlerin hedef dile uygun olarak yazılması anlamına geliyor. Eğer elimizdeki kaynak bir internet sitesi veya bir uygulamaysa internalization çevirmen tarafından değil, uygulamanın ya da internet sitesinin ara yüzünde bulunan bir kod tarafından uygulamanın veya internet sitesinin kullanıldığı konuma bağlı olarak otomatik yapılıyor.
Yerelleştirme, elimizdeki kaynağın hedef kitleye uygun olabilmesi için çok önemli bir aşama. Örneğin, uluslararası pazarda kendimize yer bulmak istiyor ancak Avrupa ve Arap pazarları arasındaki farkları gözetmeden ürünümüzü her yerde aynı görsel ve aynı metinle piyasaya sürüyorsak ne yazık ki her iki pazarda da aynı başarıyı yakalayamayabiliriz.
Bugünün anekdotu olarak ise maalesef İzmir’de de olsanız sizin gözünüzde güneş gözlüğü var diye kendi bakışlarını görmediğinizi sanan, gördüğünüzü belli ettiğinizde bakmaya devam eden ve şortunuza bakışlarıyla dikkat çekip sizi ayıplayan hemcinsleriniz bir Türkiye gerçeği olmaya devam ediyor, diyorum.
Dragoman’da Stajın Dördüncü Günü 03.08.2017
Bugün temel çeviri teknikleri hakkında daha önceden dikkat ettiğimizi sandığımız, belki de ettiğimiz ama birazcık da gözümüze sokulmadan görmediğimiz nüanslara değindik. Mesela her sakallı dedemiz olmadığı gibi İngilizce bir yapıda gördüğümüz her “a” “bir” olarak çevrilmez ya da bazen gördüğümüz kelimelerin aklımıza gelen ilk anlamı her zaman bağlama uymaz.
Türkçe zengin bir dildir. Hemen hemen her şeyi yap-, et, ol-, bul- gibi yardımcı fiillerle ifade edebileceğimiz gibi yardımcı fiil kullandığımız çoğu cümleyi başka türlü de ifade edebiliriz. Türkçe zengin olduğu kadar tekrarı sevmeyen bir dildir. Okuduğumuz bir metinde sürekli aynı sözcükleri görmek rahatsızlık verir, kulak tırmalar. Aynı zamanda biz Türkler çok fazla detaydan hoşlanmayız, anlatacaklarımızı en az sözcüğü kullanarak anlatmayı, okuyacaklarımız kısa ve öz olmasını, yazılı talimatların da bir o kadar doğrudan olmasını isteriz. Hal böyle olunca herkesi tam anlamıyla memnun etmek zor olsa da biz çevirmenler bunu başarmayı hedefleriz. Aşağıda bir metin bulacaksınız, siz de bir okur olarak bu metni kendi göz zevkinizi bozmayacak, kulağınızı tırmalamayacak şekilde, eh bir de Türkçe’nin dilbilgisi özelliklerine dikkat ederek değiştirmeyi deneyebilirsiniz.

  • Makarna yapmayı çok severim. Çocukluk günlerimde verandamızda şekerleme yaptığım günlerde annemin mutfakta yaptığı makarnaların kokusu beni cezbettiği günden beri öyleyimdir. Babam o günlerde motosiklet yapımıyla iştigal eden bir şirkette çalışıyor ve sık sık fazla mesai yapıyordu. Ben büyüyünce fazla mesai istemem, heykel yapacağım, resim yapacağım, sanat yapacağım diyordum. Sanatçı oldum mu belki, ama yine makarna yapıyorum.

Dragoman’da Stajın Beşinci Günü 04.08.2017
Haftanın son günü! Bugün alt yazı çevirisine giriş niteliğinde bir gün geçirdik. Genel olarak Netflix’in Türkçe için sunduğu kılavuz üzerinden gittik. İşitme engelliler için alt yazı yaparken dikkat etmemiz gereken noktaları gözden geçirdik. Örneğin, normal bir alt yazıda sesler yazılmazken işitme engelliler için yapılan bir alt yazıda ekranda görünen karakterin tepki verdiği sesler için ayrı, dışarıdan konuşan başka birileri için ayrı alt yazı koymamız gerekiyor.
Bugün staj grubumuzdan iki kişinin doğum günüydü. Kutlama için ofiste pasta kestik, belki de uzun zamandır sadece doğal şeker yediğim için sanki dünyanın en lezzetli pastasını yedim!
Bir Ankaralı için İzmir’in en güzel yanlarından biri vapurla karşıdan karşıya geçmek. İzDeniz yeniden göreve başladığı için Alsancak’a vapurla geçtik. Normalde otobüsle bir saat süren yolun vapurla 15 dakika sürmesi, güneşin denizin üstünde oynaşmasını izlemek, rüzgarın yüzünüze deniz havasını çarpması mükemmel bir duygu. Haftayı İzmirlilerin zaten bildiklerini düşündüğüm ama bilmeyenlerin gitmesini tavsiye edebileceğim Gazi Kadınlar Sokağı’nda bulunan Kovan adlı güzel bir mekânda kapattık.
Bir ay boyunca bu güzel şehirde gezilecek, görülecek çok yer, Dragoman’da öğrenilecek çok şey var. Siz de benimle birlikte bu yolculuğun bir parçası olmak isterseniz takipte kalın!

                                                            Elif Görkem Arslantürk

            Bilkent Üniversitesi

İngilizce & Fransızca Mütercim Tercümanlık Bölümü Öğrencisi