Çeviri_TavsiyeleriKelime Kullanımı

Sözcüklerin Nüansları – 2

1. Türkçenin yardımcı fiil + isim kalıbını İngilizcede fiil ile değiştirin.

Türkçede isim cümleleri, İngilizcede fiil cümleleri yaygın. Türkçede isim o kadar yaygın ki, ismin yanına yardımcı fiil ekleyerek fiil türetiriz. Cevap vermek, yardım etmek, yemek yapmak, başvuru yapmak, açıklama yapmak gibi nice örnek sayabiliriz. İngilizcede de yardımcı fiil kullanılır tabi, ama verdiğimiz örnekleri doğrudan fiil kullanarak da çevirebilirsiniz;

give an answer yerine answer / offer help yerine help / make a meal yerine cook / make an application yerine apply for/to / make an explanation yerine explain…

Doğrudan fiil kullanarak İngilizce yazmak sizi daha anlaşılır, daha net kılacaktır.

2. Ön ekleri kullanmayı deneyin. 

Ön ekleri kullanmak, anlama incelik katar. Üstelik çoğu zaman daha kısa ve net olmanızı sağlar. Türkçemizde Farsça – Arapça sözcüklerde kullanabildiğimiz bir yöntem olduğunu hatırlatmak isterim (ör: hoş – nahoş).

Yeterli değil için not sufficient demek yerine insufficient (yetersiz)

Hoş değil için not pleasant demek yerine unpleasant (nahoş)

Daha üstün performans göstermek için show greater performance yerine outperform

Daha esprili biri olmak için is more witty yerine outwit

3. Basit sözcük mü kullanmalı, yerine göre farklı alternatifleri mi kullanmalı?

Anadili İngilizce olmayanlar için çeviriyorsanız daha basit sözcükleri tercih etmenizi öneririm. Anadili İngilizce olanlar için yazıyorsanız, her sözcüğü dikkatli seçmeniz, yerli yerinde kullanmanız daha doğru olacaktır.

Örneğin, “başlamak” için “begin veya start” kullanmak gayet normaldir. Bir de şu alternatiflere bakalım:

initiate: ilk defa başlamak

trigger: neden olarak başlamak, özellikle bir süreci başlatmak

deploy: geniş kapsamlı başlangıçlar için, mesela şirket genelinde eğitim kampanyası için

launch: etkili başlangıçlar, dalgalar halinde yayılan ve büyüyen durumlar için

kick-off: birden fazla paydaşın içinde olduğu durumlarda, başlangıç vuruşunu, yani ilk toplantıyı vs. yapmaya diyoruz

commence: karşılıklı iş ilişkilerinde işbirliğinin veya belirli bir sürecin başlangıcı

5. İfade zenginliği açısından sözcük kullanımı

Çeviri yaparken zaman baskısı altında oluyoruz. Aklımızın bir kısmı kaynak metinde, bir kısmı çeviri metinde. Bu bölünmüşlük ve sıkışmışlık ortasında insan beyni alıştığı, güvendiği bazı sözcükleri daha çok kullanmaya başlıyor. Çoğu zaman da bunun farkında bile olmuyor. Her çevirmenin kendi favori sözcükleri ve kalıpları vardır. Çeviriyi tamamlayınca acaba bazı sözcükleri değiştirsem nasıl olur diye çeviriyi tekrar süzmekte yarar var.

Örneğin perform yerine deliver, organize yerine host, undertake, continue yerine maintain, sustain ve daha nice örneği eminim sizler de düşünebilirsiniz.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.